Belediye Teşkilatı Tarihi

Yerleşim alanının tarihte deniz olduğu, bilahare tektonik bir olan sonucu, suların boşaldığı, görülen ve bulunan fosillerden anlaşılmaktadır.

Bu bölgede zamanla Abbasine, Memluklar, Romalılar, Osmanlılar hüküm sürmüştür.

1933-1934 yılları arasında Fransız Sancak Reyisi Müsta Daire tarafından 5. km uzaklıkta bulunan eski Kastel'in suyu şehre getirilmiş ve 6 yere çeşme yaptırılmıştır.

Osmanlılar döneminde ilçenin güneyinde bulunan "Selcan Dağı” tamamen bağlar ile dolu iken, her nedense bağı olmayana kız verilmezmiş.

Askere muvazzaf giden askerler terhislerinin üzerinden çok geçmeden ittihada, o da çok geçmeden redife alınarak 10 yıl gibi bir süre askerlik yaparlarmış. Bu zamanlarda gölgede genç kalmamış. Kadınlar çift sürmüş, harman dönmüş, mezar kazmışlar.

Bunun dışında "korka” denilen bir hastalık nedeniyle günde; 3-5 kişi ölmüş, beldenin nüfusu 300 ‘e kadar düşmüş.

Yine tarihi olaylardan "büyük kar, koca kar” ismiyle yağan kar, yolları kapamış, evden eve tünel kazmak suretiyle ulaşım sağlanmıştır. Keklikler, tilkiler, çakallar, evlere kadar inmişler.

Fransızlar döneminde Mahmut Nedim olayı diye anılan bir olay olmuştur. Mahmut Nedim adlı kişi şahsi meselesi yüzünde ilçeden 3 kişiyi uydurma bir sebeple nezarete aldırmıştır. Bunun üzerine halk, karakola hücum etmiştir. O zamanın nahiye müdürü Reyhanlı'lı Hüsamettin Bey, halkın önüne geçerek yürüyüşü durdurmuş ise de karakol komutanının karısını  dağa kaldırılmaya çalışılmıştır. Akabinde, karakol komutanı olaydan haberdar olunca, karakoldan evine doğru yola çıkmıştır. Halk yolda komutanın üzerine atılarak silahını elinden almış ve O'nu dövmüştür. Durum ile bildirilince ilçeye 25 milis askeri gelerek suçluları toplamış, kar yağdığı bir gün Antakya’ya götürmüştür. Fehim Öztürk ve Gezmen yolda kardan donarak ölmüşlerdir.

Ayrıca İngilizler’in tahriki ile Yayladağı ve Samandağı halkları arada hiçbir neden yokken, 14 gün boyunca birbirleri ile harp etmişlerdir.

Yayladağı Türkleri’nin Orta Asya’dan göç ederek gelen Türk'den olduğu düşünülmektedir. Bunun ispatı olarak ;

Sungur ve Çabala köylerindeki aynı ismi taşıyan Ayvacık ve Kurtini, Asar ve Sütlüce mağara ve Kızılcık gibi isimler buraya gelen boyların isimleridir. Ayrıca tarla isimleri de bu güne kadar devam etmiştir.

Selçuklu Hakanı, küffar illerinden nereyi zaptederse o bölgeyi kendilerine bırakırmış. Selçuklu’nun fermanı üzerine Savurlar Aşireti reisi Kasım Bey, 900-1000 yılları civarında Romalılar’dan bu bölgeyi alarak köprü, cami ve okul yaptırmıştır. Bu 3 eserden köprü ve cami halen hizmet vermektedir. Ancak okulun nerede olduğu bilinmemektedir. Bu eserlerin yaşaması için Kesab, Dusturu’nun Kozluğu, Helgin ve Şakşak’ı vakfetmiştir.

Abbasine döneminde Selahaddin Eyyübi ile Haçlıların harbinden önce Selahaddin Eyyübi, oğlu Zengibar’ı sağ kanadı emniyet altına almak için bu bölgeye göndermiştir. Arap camisi denilen cami bu dönemde yaptırılmıştır.

Yine Yavuz Sultan Selim, Mısır seferine giderken, kolordusunun birini Yayladağı’na gönderip sağ kanadı emniyet altına almış, iaşe ve suların zehirlenmemesi için tedbirler aldırmıştır.

Fransızlar döneminde herhangi bir Fransız generali geldiğinde bütün okul çocukları zorla toplanarak ellerine Fransız bayrağı verilir, zorla "vir dö la Franse” yani "yaşasın Fransa” diye bağıttırılırmış.

1921 Antlaşması gereği; ilçe 18 yıl Fransızlar’ın idaresinde kalmıştır. Bu dönem içerisinde belediye teşkilatı kurulmuştur. Bu dönemde belediye başkanlığı yapan zamanın Nahiye müdürüdür. Belediye personeli : Başkan, 2 muhasip, 1 zabıta ve 1 odacıdan ibarettir.

1936 Yılındaki belediye kadar defterinde (halen belediyede mevcuttur) belediyenin faaliyetleri anlatılmaktadır.

2 Meclis üyesi halktan, muhasip ve başkan nahiye müdürü, görev taksimatı yapılmaktadır.

İletişim Bilgileri


(0326) 471 30 29


(0326) 471 30 30


(0326) 471 30 26 (Faks)


Bütün Hakları Saklıdır


Verim Yazılım - 2014